Endüstri 4.0

Teknoloji her zaman endüstrinin itici güçlerinden biri olmuş ve onu şekillendirmiştir. 19. yy’da buhar güçüyle başlayan yolculuk, elektriğin fabrikalarda kullanılmasıyla hızlanan ve 70’li yıllarda otomasyon sistemlerinin kullanılmasıyla beraber günümüze kadar gelmektedir; günümüzdeyse endüstri tekrardan bir zıplama noktasındadır. Bu sefer daha önceki seferlerden fazlı olarak tici güç bilişim sektöründen gelmektedir.

Big data, Advanced analytics, Cloud computing, IoT, augmented reality veya 3d printer gibi kavramlar artık sadece B2C veya dijital işletmeleri değil görece olarak daha muhafazakar olan üretim, madencilik ve enerji gibi sektörleri de dönüştürmeye başladılar. Bu dönüşümü başta Alman hükumeti olmak üzere bir çok kaynak Endüstri (Industry) 4.0 olarak adlandırmaktadır.

Eğer ağır sanayi veya madencilik sektöründeyseniz ham maddenin en verimli şekilde kullanılmanın önemini ve hatalı üretimi azaltacak yöntemleri her zaman arıyorsunuzdur. Bu noktada IoT, big data ve advanced analytics size fazlasıyla yardımcı olacaktır.

Birçok fabrika ve maden; üretim süreçlerinin her safhasına IoT cihazlarını dahil ederek gerçek zamanlı verileri toplamakta ve analiz etmektedirler. Arka taraftaki big data ve analiz uygulamaları tüm anormalileri, insanların fark edemediği malzeme ve ortam değişimlerini veya üretim hatalarını anında fark ederek bir sonraki safhaya geçilmeden düzeltilmesini sağlıyor veya süreçlerini tekrardan düzenleyerek zamandan/malzemeden tasarrufu sağlıyorlar. Örnek olarak bu yapı sayesinde bir madencilik firması çıkartılan ürünün işlenmesi sırasında sistemin gereğinden fazla oksijen aldığını fark etmiş ve bu hatayı düzelterek malzeme kaybını azaltmayı başararak, yıllık 20 milyon dolara yakın bir kazanç elde etmektedirler. Başka bir ilaç üretim tesisiyse malzemelerinin saflık derecelerini sürekli yakından izleyerek müşterilere hatalı mal gönderimini azaltmakta ve bu sayede hem müşteri memnuniyetini artırırken müşteriden daha az ürünün geri dönmesinden dolayı karlılık oranları da artmaktadır.

Bu yapıyı kurarken üretim planlama veya kalite kontrol birimlerinin kendilerini köklü olarak değiştirmelerine bile gerek yoktur. Eğer organizasyonunuz lean veya six sigma kullanıyorsa bu yapı onların alışkın oldukları yöntemi değiştirmek yerine tam tersine desteklemektedir, daha çok veri, daha iyi işlenmiş bilgi ve görselleştirme daha doğru sonuçlar elde edilmesini sağlamaktadır.

Başka bir yaklaşımsa üretim bantlarının bulut bilişimdeki gibi kısa süreli olarak başka firmalara kiralanması ve müşteri için özelleştirilmiş ürünlerin üretilmesidir. Bu fikirler yeni olmamakla beraber güncel teknolojilerle uygulanabilirliği kolaylaşmıştır. Üreticiler direk müşteri veya 3. parti firmaların sipariş sistemleriyle entegre olarak istek anında üretime başlayabilecekleri gibi ekosistemlerinde bulunan başka bir üreticiye veya müşteriye en yakın üreticiye otomatik olarak yönlenmesini sağlayabilirler. Başka bir artısıda müşterinin kendi ihtiyaçları doğrultusunda özelleştirdiği tasarımın 3D printerlar sayesinde artık üretim bandında ciddi değişikler yapılmadan üretimine başlanmasıdır.

Bir üretici artık merkezi bir fabrika bulunmanın yanında müşterilerine yakın küçük tesisler bulundurarak talep anında otomatik üretime başlayabilir. Bu sayede üreticiler lojistik ve depolama maliyetlerini düşürürken müşteriye daha hızlı bir şekilde ürünlerini teslim edebilirler.

Son olarak Augmented reality değinmek istiyorum. Augmented reality ve giyilebilir elektronik ürünleri üretim sektöründe kalite kontrolü,envanter, montaj ve iş makinelerinin bakımı gibi görevlerde kullanılabilirler. Mesela bir motor parçasının onarımı esnasında motorla ilgili teknik bilgilerin canlı olarak görüntü üzerinde gösterilmesi, sorunlu parçaların işaretlenmesi veya bir depoda aranan parçanın nerede olduğunun işaretlenmesi gibi kullanım yerleri bulunmaktadır.

Endüstri 4.0 akımı bu yazıya sığdırılamayacak kadar geniş ve kompleks bir konudur. Teknolojinin sadece IT ile olan kısımları haricinde bir çok dalını ve yeni iş modellerini de kapsamaktadır. Artık yeni nesil endüstride üretim kapasiteleri ve kalite standartları kadar sahip olunan veri ve veriden elde edilen bilginin ne kadar iyi olduğunda önem kazanmıştır. Mevcut kaynakların daha iyi kullanımından tutun, müşteride derinleşme ve yeni hizmetlerin yaratılmasına kadar tüm ihtiyaçlarımız bilgiden geçmektedir. Bu sebepten dolayı daha geleneksel yapımızdan çıkıp bilgi şirketlerine doğru kaymamız şarttır.

Okuduğunuz için teşekkürler.

Share on LinkedInTweet about this on TwitterShare on FacebookShare on StumbleUponDigg this

Bu blog yazısı Emre Bozlak tarafından paylaşılmıştır. Referans vererek istediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Eğer bir sorunuz olursa eposta veya sosyal medya hesaplarım üzerinden bana ulaşabilirsiniz. Yazılarımı Twitter'dan @emrebozlak veya RSS üzerinden takip edebilirsiniz.

Leave a comment